Balıkesir’de görülmesi gereken 7 yer!

Balıkesir, Marmara bölgesinde yer alan ancak ege’de de müthiş sahillere sahip. 4 mevsimin yaşandığı; doğa, tarih, deniz ve spor turizmi için elverişli imkanlara sahip güzide bir ilimizdir. Balıkesir’de gezilecek yerler 7 ile sınırlı değil elbette ancak kesinlikle görülmeye değer yerlerini sizler için sıraladık. 

 

Cunda Adası

Alibey Adası olarak da bilinen Cunda adası, Ayvalık ilçesine bağlıdır. Ayvalık koyunda bulunan ve yerleşime açık olan tek adadır. Türkiye’nin Ege denizinde bulunan en büyük 4. adasıdır. Mübadele sonrası kalan pek çok Rum Ortodoks kilise ve manastırı mevcuttur. Çamlı Manastırını, Koruyan Meryem Manastırını, Ay Işığı Manastırını ve daha pek çok eski manastırı gezebilirsiniz. Aşıklar Tepesinde bulunan yel değirmenine ziyaret gerçekleştirebilirsiniz.

 

Kaz Dağları (İda Dağı)

Edremit Körfezinin kuzeyinde bulunan Kaz Dağları, doğanın ve tarihin iç içe bulunduğu muazzam fauna ve floraya sahip gezilmesi gereken yerlerin başında gelir. Alp’lerden sonra dünyanın en yüksek oksijen oranına sahip yer sıralamasında 2. sırada. Bilinenin aksine en çok oksijen üreten ormanlar değil denizdeki algler ve yosunlar. Denizlerde üretilen bu oksijen bir baca misali dağın tepelerine doğru, akım ile yükseliyor. 750-1300 metre seviyelerinde birikiyor.

Görebileceğiniz pek çok endemik tür bulunuyor. Ayrıca Sarıkız Türbesi olarak geçen zirveyi de görmeyi ihmal etmeyin.  Sarıkız Efsanesine göre:

Bir zamanlar yakın köylerin birinde Sarıkız adında güzel bir kız ile babası yaşarmış. Sarıkız, köyde kimseye varmak istememiş. Bu duruma içerlenen köyün genç erkekleri bir dedikodu çıkarmış. Babasına da bu namusunu temizlemesi gerektiği konusunda baskı yapmışlar. Ancak babası kızını öldüremez. Onunla birlikte kazlarını da alarak kızını dağa götürür burada ölüme terk eder.

Yıllar geçer ve dağdan gelenler kızını gördüklerini söyler. Bunu duyan baba ise dağa çıkmaya karar verir. Dağda kızını gerçekten yaşadığını görür. Kızından su ister. Kızı bir elini uzatır testisine denizden su doldurur, bir elini uzatır dağlardan içme suyu doldurur. Babası anlar ki kızı bir ermiş olmuş. Kızını suçladığı için kahrından o dağda can verir.” Tepenin birine Sarıkız Tepesi diğerine Baba Tepesi denilmiş. Türkmenler bu tepeler de hala adetleri gereği şenlikler yapıyorlar.

 

Manyas Gölü Kuş Cenneti Milli Parkı

Bandırma ilçesi sınırları içerisinde, Uludağ ile Biga yarımadasına kadar uzanan çöküntüde yer alıyor. Uzunluğu 20 genişliği 15 km’dir. Derinliği ise 5 m’yi geçmiyor. Tatlı suda yaşayan kerevit ve 20’ye yakın balık türü yaşamaktadır. Gölün en ilgi çeken yönü ise her yıl 2-3 milyon kuşun uğradığı kuş cennetidir. Toprağı oldukça verimli olan bu havzanın ayrıca şifalı suları da çok meşhurdur. Kızıkköy kaplıcalarına girmeyi, kelle peyniri ve Manyas yoğurdunun tadına bakmayı ihmal etmeyin.

 

Kapıdağ Yarımadası

Erdek ilçesini içinde barındıran anakaraya bir kıstakla bağlanan ve eski çağlarda bir ada olduğu belirlenen, Marmara Denizi içindeki bir yarımadadır. Yüz ölçümü yaklaşık 300 km² kadardır, yüksekliği 800 metreyi bulur. Burada denize girebilir, trekking yapabilir, motorlu veya motorsuz araçlar ile off-road yapabilirsiniz. Ayrıca Kirazlı Manastırı ve antik bir yerleşim bölgesi olan Kyzikos’un kalıntılarını gezebilirsiniz.

Sütüven Şelalesi

Kızılkeçeli Çayı üzerinde yer alan Sütüven Şelalesi 17 metredir. Zeytinli köyü’ne 4,5 km mesafede yer alıyor. Şelalenin ismi tüvleyen yani sıçrayan anlamından gelir. Şelalenin biraz ilerisinde, bir kayanın doğal havuz halini aldığı Hasanboğuldu Göleti ise şahane manzarası ve hikayesi ile her geçen gün daha da fazla insan çekmekte.

Obalı Emine ile Ovalı Hasan’ın aşkının evlilikle sonuçlanması için Emine’nin ailesi bir şart koşar. Ovalı olan Hasan’ın oba yaşamına uyum sağlayabileceğini kanıtlaması için 40 okkalık tuz çuvalını dağın üzerinden aşarak obaya getirmesi gerekir. Ancak Hasan’ın gücü tükenir, ertesi sabah suda Hasan’a verdiği yazmayı bulan Emine ise, kendini aynı yazmayla suyun başındaki çınara asar. 1990’da Hülya Avşar ve Yalçın Dümer’in oynadığı filme de konu olan olaydan bu yana, gölet Hasanboğuldu, çınar ise Emine Çınarı olarak anılıyor. 1942 yılında Sabahattin Ali bu yürek titreten hikayeyi aşağıdaki dizelerle kaleme almış.

Uzaklardan sesin aldım;

Çevreni derede buldum;

Nereye gittiğin bildim,

Hasanım arkandan geldim.

Sarı kahküllü, dal boylum;

Saz benizli, ayva tüylüm;

Tatlı sözlü, melek huylum,

Hasanım ardından geldim.

Köyden, obadan koğulan,

Duru sularda boğulan,

Toz köpük olup dağılan

Hasanım ardından geldim.

Sarp dağlara getirdiğim,

Kavuşmadan yitirdiğim,

Ak kefensiz yatırdığım

Hasanım ardından geldim.

Emine’yi yaslı eden,

Kerem olup Aslı eden,

Dağı taşı sesli eden

Hasanım ardından geldim.

Kaz dağlarına gitmek için en uygun mevsim olan ilkbahar aylarında, burayı da ziyaret etmeyi unutmayın.

 

Şahinderesi Kanyonu

Kaz Dağları’nın hemen yanında Edremit’e yakın olan Şahinderesi Kanyonu ve piknik alanı harika doğası ve muhteşem manzaraları ile görülmeye değer yerlerden. Temiz havasıyla bölgenin ‘oksijen evi’ olarak nitelendiriliyor. Kaz Dağları’ndan çektiği temiz bol oksijen içeren havayı, çam ve kekik kokusuyla Edremit Körfezi’ne dağıtırken, denizden aldığı iyotlu yosun kokulu havayı da dağa çıkartarak adeta bir baca görevi görüyor.  Günübirlik gitmek için merkeze yakın olması ve piknik alanlarına sahip olması burayı epey kalabalık hale getiriyor. Piknik alanı, Kaz Dağları Milli Parkı içerisinde yer alıyor. Giriş için cüzi bir miktar para ödemeniz gerekiyor.

Yapılabilecek pek çok farklı türde aktiviteyi barındırıyor burası. Maceraperest ruhlar için zorlu rotalar, ruhunu dinlendirmek isteyenler için mükemmel sakinlik ve kaşif ruhlular içinse 800’e yakın bitki türü keşfedilmeyi bekliyor.

 

Zağnos Paşa Camii

1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Zağnos Paşa tarafından Balıkesir’de bir külliye olarak yaptırılmıştır.  Günümüze Camii ve hamamı ayakta kalmıştır.  Fatih 48 adamını görevlendirerek camiyi 6 hafta gibi kısa bir sürede yaptırmıştır. 3 Mart 1461 günü büyük bir törenle ibadete açılmıştır. 1897 yılında meydana gelen depremde büyük hasar görmüştür. Bu günkü hali 1902’de yeniden inşa edilmiştir. 1000 kişi kapasitesi ile Balıkesir’in en büyük camiidir. Balıkesir’in tam ortasında bulunuyor. M. Akif Ersoy, Kurtuluş savaşı sırasında camide hutbe vermiştir. Ayrıca Atatürk’ün hutbesini okuduğu ilk ve tek camiidir. O hutbe Balıkesir hutbesi olarak bilinir.

Bu listemizde sizlere Balıkesir’de görülmesi gereken 7 yeri sıraladık. Sitemizde yayınlanan yeni yazılardan haberdar olmak için bültene kaydolabilirsiniz. İyi gezmeler 🙂